HIMPASTO

Edirne Pizza & Paket Servis
Blog Ana Sayfa
← Tüm Yazılar

Trakya Üniversitesi’nde Efsaneleşen O An: Derste Aruz Vezniyle Pizza Siparişi Veren Edebiyat Sevdalısı

23 January 2026 • Himpasto Editör

Trakya Üniversitesi’nde Efsaneleşen O An: Derste Aruz Vezniyle Pizza Siparişi Veren Edebiyat Sevdalısı

Edirne’de yaşamak, sadece bu kadim şehrin sokaklarında yürümek değil; aynı zamanda Meriç’in serinliğini, Selimiye’nin gölgesini ve Trakya Üniversitesi’nin bitmek bilmeyen o kendine has enerjisini solumaktır. Bu şehirde her köşe başında bir hikâye, her kafede bir kahkaha yankılanır. Ancak bazı anlar vardır ki, yıllar geçse de unutulmaz, dilden dile dolaşarak birer şehir efsanesine dönüşür. Bugün size, Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin o meşhur koridorlarında yaşanmış, duyduğunuzda yüzünüzde tebessüm oluşturacak, edebiyatla hayatın nasıl iç içe geçtiğini gösteren absürt ama bir o kadar da samimi bir hadiseden bahsedeceğim.

Edebiyat Fakültesi’nin Ağır Havası ve Aruzun Gizemi

Bilenler bilir, Türk Dili ve Edebiyatı okumak dışarıdan bakıldığında sadece kitap okumak gibi görünse de, işin içine girdiğinizde kendinizi bir matematik probleminin ortasında bulabilirsiniz. Özellikle o meşhur Eski Türk Edebiyatı dersleri... Fuzuli’den, Baki’den beyitler havada uçuşurken, hocanın tahtaya yazdığı "fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıpları, öğrencilerin zihninde bazen bir ninniye bazen de çözülmesi gereken bir şifreye dönüşür.

[GÖRSEL_1]

İşte yine böyle ağır bir ders saati, dışarıda Edirne’nin o meşhur ayazı hüküm sürüyor. Sınıfın içi ise kaloriferin etkisi ve vezinlerin ağırlığıyla hafiften bir uyku moduna girmiş. Herkesin karnı yavaş yavaş acıkmaya, zihinler dersten uzaklaşıp Karaağaç’ta bir çay içme hayaline kaymaya başlamış. İşte tam o anda, sınıftaki sessizliği bozmadan ama tüm dikkati üzerine çeken o olay yaşanıyor.

Vezinle Gelen Sipariş: Bir Deha mı, Yoksa Çok Acıkmış Bir Şair mi?

Sınıfın en arka sıralarında oturan, şiire ve eski dile olan tutkusuyla tanınan genç bir arkadaşımız, artık açlığın verdiği bir ilhamla mıdır bilinmez, o günkü dersin konusu olan aruz veznini hayatın tam merkezine taşımaya karar veriyor. Dersin bölünmesini istemeyen ama bir yandan da o akşamki yemeğini garanti altına almak isteyen bu edebiyat sevdalısı, telefonunu sessizce çıkarıp sipariş hattını arıyor. Ancak işin ilginç yanı, konuşmaya başladığında ağzından dökülenlerin sıradan cümleler değil, tam anlamıyla birer aruz kalıbı olması!

Fısıltıyla karışık, ama yanındakilerin net bir şekilde duyabildiği o ritmik konuşma başlıyor. Karşı taraftaki görevli muhtemelen ne olduğunu anlamaya çalışırken, bizimki istifini hiç bozmadan, sanki bir divan şairi edasıyla siparişini vezne döküyor. Çevresindekiler kıkırdamaya başlasa da o, ciddiyetini koruyarak hecelerin uzunluğuna ve kısalığına dikkat ederek devam ediyor.

Hocanın Fark Etmediği O Ritmik Akış

O sırada kürsüde beyitleri şerh eden hoca, sınıftaki bu hafif kımıldanmayı fark ediyor ama durumu anlamıyor. Çünkü bizim şair ruhlu öğrenci, öyle bir tonlama yapıyor ki, sesi dersin ritmiyle tamamen uyumlu. Hatta bir ara hocanın anlattığı beyitle, öğrencinin siparişindeki ses uyumu o kadar örtüşüyor ki, sınıfın geri kalanı için bu durum bir komedi filmine dönüşüyor. İsim vermeyelim ama o an sınıfta bulunanlar, "Hayatımda duyduğum en sanatsal siparişti" diyerek anlatırlar bu olayı.

[GÖRSEL_2]

Edirne’nin Ruhu: Sanat ve Samimiyet

Bu hikâye aslında bize Edirne’yi ve Trakya Üniversitesi’ni çok güzel özetliyor. Burada bilim, sanat ve gündelik hayat hiçbir zaman birbirinden keskin çizgilerle ayrılmaz. Bir öğrenci, en ağır dersin ortasında bile mizahını ve sanatsal bakış açısını koruyabilir. Edirne, insanı şair de yapar, gurme de. Bu şehrin sokaklarında yürürken her an birinin size şiir okuduğunu ya da en lezzetli durağı tarif ettiğini duyabilirsiniz.

Öğrencilik yılları, sadece sınav kâğıtlarından ibaret değildir; böyle paylaşılan, anlatıldıkça tadı artan anılar bütünüdür. O gün o derste aruzla verilen o sipariş, sadece bir açlık meselesi değil, bir kentin ve o kentin gençlerinin yaratıcılığının bir simgesidir.

Eğer siz de Edirne’nin bu samimi atmosferinde, ders çıkışı ya da bir akşam vakti acıkırsanız; biz buralardayız. Edirne’nin yerel dokusuna ve damak tadına önem veren bir dostunuz olarak, yolunuz düşerse Himpasto’ya bir uğrayın derim. Bizde vezinle sipariş zorunlu değil ama samimiyet her zaman menümüzde başköşede.

Sizin de üniversite yıllarınızdan kalan böyle efsaneleşmiş anılarınız var mı? Edirne’nin o güzel havasında, bir çay eşliğinde bunları konuşmak gibisi yoktur.

Canınız Pizza mı Çekti? 🍕

Bu lezzetli yazıyı okurken acıktıysanız, hemen sipariş verin!

Menüye Git ve Sipariş Ver