Geçenlerde şöyle bir oturdum, Samsun'un sokaklarında gezerken, Atakum'un o bilindik sahil şeridinin biraz ötesine, yeşilin derinliklerine dalmak geldi içimden. Hani derler ya, bazen en güzel yerler gözümüzün önündekiler değil, biraz daha emekle ulaştıklarımızdır diye. İşte o gün, benim rotam "Atakum Akalan Şelalesi" oldu, hemşerim. Açıkçası, Samsun'da yaşayan çoğu kişinin bile adını duymadığı, bilenlerin ise çok da üzerinde durmadığı bir yer burası. Ama inanın, o huzuru, o serinliği bulmak için değdi gittiğime. Samsun'un bu gizli cenneti, şehrin o koşturmacasından uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Lafı uzatmayayım, benimle bu keşfe çıkmaya hazır olun!
Atakum'un Saklı İncisi: Akalan Şelalesi
Şimdi gelelim bu saklı güzelliğe. Atakum'da Akalan Şelalesi diye arayınca belki biraz kafanız karışabilir, çünkü çoğumuzun bildiği o meşhur Akalan Şelaleleri aslında Bafra'da, şehrin merkezine epeyce uzak bir mesafede. Ama Atakum'un kendi sınırları içinde, yerel halkın bildiği, özellikle yaz aylarında serinlemek için kaçtığı küçük, samimi bir Akalan Şelalesi var. Burası, daha çok bir yürüyüş alanı olarak geçiyor kayıtlarda ve doğaseverlere hem güzel manzaralar hem de ferah bir ortam sunuyor. Şehrin içindeki o keşmekeşten sıyrılıp, kuş sesleri eşliğinde yeşilin her tonuna şahit olmak insana iyi geliyor, vallahi.
Şelaleye Ulaşım ve Doğa Yürüyüşleri
Atakum Akalan Şelalesi nasıl gidilir diye merak edenler için yol tarifi aslında çok da karmaşık değil. Atakum merkezden biraz iç kesimlere doğru ilerlediğinizde, köy yollarını takip ederek ulaşabiliyorsunuz. Benim gibi Samsun'da doğa yürüyüşü rotaları arayanlar için burası kısa ama keyifli bir başlangıç noktası olabilir. Yürüyüş esnasında etrafınızdaki ağaçların gölgesinde, mis gibi orman kokusunu ciğerlerinize çekmek, insana adeta yeniden nefes aldırıyor. Patikalarda yürürken, suyun sesi size rehberlik ediyor sanki, o küçük şelalenin serin sularına doğru çekiyor insanı. Burası aynı zamanda fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor; o yeşilin tonları, suyun akışı… İnsan anı ölümsüzleştirmek istiyor tabii. Atakum'da piknik alanları arayışındaysanız, şelale çevresindeki bazı noktalar bu konuda size yardımcı olabilir. Minik bir kaçamak için ideal, hani.

Samsun'un Yeşil Haritasında Başka Nereler Var?
Samsun dediğin sadece denizden ibaret değil ki. Karadeniz'in bu incisi, iç kesimlere doğru ilerledikçe bambaşka doğal güzellikleri de barındırıyor. Bir bakıma, her köşesi ayrı bir hikaye Samsun'un. Eğer vaktiniz varsa ve Atakum'daki bu saklı şelaleden sonra daha fazlasını görmek isterseniz, size birkaç tavsiyem daha olacak.
Bafra'dan Çarşamba'ya Şelaleler Diyarı
Akalan ismini duymuşken Bafra'daki o büyük Akalan Şelaleleri'nden bahsetmemek olmaz. Samsun'da gizli kalmış yerler arasında değil de, daha çok bilinen ve 15 metreye varan yükseklikten dökülen 7 ya da kimi kaynaklara göre 18 şelaleden oluşan bir güzellik burası. Bafra'ya 43 kilometre mesafede yer alıyor ve çevresinde piknik yapıp doğa sporlarına katılmak mümkün. Yolu biraz uzun ama o manzara insanı gerçekten büyüyor. Bir de Samsun'un Çarşamba ilçesinde bulunan Kabaceviz Şelaleleri var ki, burası da şehir merkezine yaklaşık 32-45 kilometre uzaklıkta ve trekking için harika bir bölge. Salıpazarı'ndaki Çağlayan ve Karacaören Şelaleleri de yüksekten akan sularıyla kendine hayran bırakır. Alaçam'da yeni yeni keşfedilen Üç Parmak Şelalesi de Samsun'da günübirlik geziler için listenize ekleyebileceğiniz yerlerden. Her biri ayrı bir nefes, ayrı bir manzara.
Göl Kenarı Keyifleri ve Kuş Gözlemi
Şelalelerden sonra biraz da suyun sakin tarafına geçelim mi? Samsun'da bulunan Ladik Gölü, kuş gözlemcileri ve huzur arayanlar için birebir. SİT alanı ilan edilmiş, etrafı dağ ve orman manzaralarıyla çevrili bu göl, sessizliği ve derinliğiyle insanı alıp götürüyor. Bir diğer doğa harikası da Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti. Burası UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde, dünya çapında bir öneme sahip. Özellikle gün doğumu saatlerinde sisin su yüzeyinde yarattığı o manzarayı görmeliydiniz, fotoğrafçıların akın ettiği bir yer adeta. Samsun'da doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlere sayısız seçenek sunuyor bu şehir, doğrusu.

Yürüyüş Sonrası Atakum'da Lezzet Molası
Şimdi kabul edelim, bu kadar yürüdükten, bu kadar doğayla iç içe kaldıktan sonra insan bir şeyler atıştırmak, şöyle keyifli bir mola vermek istiyor. Hele ki Karadeniz'in o bol oksijenli havası insanı fena acıktırır. Ben de genelde Atakum'a döndüğümde kendimi Esenevler civarı bir yerlere atarım. Malum, Atakum'un sahil şeridi, hareketli akşamları ve lezzet duraklarıyla meşhur. Ama bazen insan o bilindik kalabalıktan sıyrılıp, gerçekten damağına hitap eden bir şeyler arıyor, işin aslı. İşte tam da bu noktada, benim favori duraklarımdan biri var ki, adını duymuşsunuzdur belki: Himpasto Pizza.

Esenevler'in En Samimi Durağı: Himpasto Pizza
Samsun'da otantik pizza arayanlar için Himpasto, gerçekten ayrı bir yerde duruyor benim için. Burada tattığım lezzetler, "Acaba bir daha ne zaman gideceğim?" diye düşündürüyor insanı. Geçenlerde yine arkadaşlarımla akşam yemeği için uğradık. Menüye bakarken gözüm takıldı, Rosa di Pistacchio diye bir pizza yapmışlar, krema tabanlı, mozarella ve gül şeklinde büyük hindi salamla süslenmiş, pesto sosuyla fesleğen ve Antep fıstığının aromatik dokunuşuyla bambaşka bir lezzet olmuş. Böyle bir deneyimden sonra, yanına ferahlatıcı bir Ayran
iyi gider hani.
Hamurlarının 48 saat mayalandığını öğrendiğimden beri, yerken o hafifliği ve dokuyu daha iyi anlıyorum. Atakum taş fırın pizza fiyatları açısından da cebi yakmayan, sunduğu kaliteye göre oldukça makul bir yer Himpasto. Bazen de eve Samsun paket servis pizza siparişi vermek istediğimde ilk aklıma gelen yer burası oluyor, kapıya sıcak ve taptaze geliyor. Yani, Esenevler'de şöyle güzel, içten bir ortamda, İtalyan rüzgarları estiren bir pizza yemek isterseniz, benim gönlüm rahat bir şekilde burayı tavsiye ediyor. Yemek sonrası o yoğun aroması ve altın rengi kadifemsi kremasıyla Espresso
keyfi de cabası, İtalyan restoranı deneyimine şahane bir nokta koyuyor.

Kısacası, Samsun'un gizli cennetlerini keşfetmek, doğa ile iç içe huzur bulmak ve dönüşte de damak çatlatan bir lezzetle günü taçlandırmak isterseniz, rotanıza Atakum Akalan Şelalesi'ni ekleyin, sonra da gelin Himpasto'da benim gibi keyifli bir mola verin. Hadi bakalım, afiyetle!