HIMPASTO

Edirne Pizza & Paket Servis
Blog Ana Sayfa
← Tüm Yazılar

Anatomi Notlarından Himpasto Pizza Kutusuna: Bir Edirne Tıp Öğrencisinin Dramatik ve Komik Gecesi

23 January 2026 • Himpasto Editör

Anatomi Notlarından Himpasto Pizza Kutusuna: Bir Edirne Tıp Öğrencisinin Dramatik ve Komik Gecesi

Selam millet! Ben, Edirne’nin o meşhur ayazında hem karnını doyurmaya hem de ruhunu beslemeye çalışan, şehrin her sokağını avucunun içi gibi bilen blog yazarınız. Bugün size, ciğer kokulu sokaklarımızdan değil, tıp fakültesinin o ağır, kasvetli ama bir o kadar da absürt dünyasından bir hikaye anlatacağım. Kahvenizi (veya çayınızı) alın, başlıyoruz.

Edirne’de tıp okumak demek, kışın Tunca Nehri’nin sisi üzerinize çökerken, kütüphane köşelerinde “Ben neden bu bölümü seçtim?” sorgulamalarıyla sabahlamak demektir. Geçen akşam yakın arkadaşım Selin’in evine uğradım. Selin, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi. Yani anatomi komitelerinin en civcivli, insanın sinir sisteminin gerçekten iflas ettiği o dönemde.

![[GÖRSEL_1]](uploads/blog/blog_6973c07f4115d.webp)

Edirne Ayazında Bir Dirsek Çürütme Hikayesi

İçeri girdiğimde manzara tam bir savaş alanı gibiydi. Masanın üzerinde Grey’s Anatomy kitabı açık, her yer post-it dolu, odada ise sadece ders çalışmaktan beyni yanmış birinin çıkarabileceği o garip mırıltılar... Selin, elindeki kemik maketiyle (evet, bildiğiniz kemik!) resmen dertleşiyordu.

"Bak," dedi Selin beni görür görmez, gözleri kan çanağı gibi. "Bu gördüğün foramen magnum. Eğer şu an bir mucize olmazsa, ben de tam buradan beynimi masaya bırakıp Edirne Garı'na kadar koşacağım."

Kahkaha atmamak için kendimi zor tuttum. "Sakin ol şampiyon, alt tarafı bir komite," dedim ama tıpçılar için 'alt tarafı' diye bir şey olmadığını biliyordum. Selin’in oda arkadaşı Mert mutfaktan kafasını uzattı, o da ayrı bir dram: "Valla biz sabahladık, kafa gitti. Az önce Mert bana 'Selin, şu femur'u uzatsana' yerine 'Şu ekmeği uzatsana' dedi, ekmek yerine kalemliği uzattım."

![[GÖRSEL_2]](uploads/blog/blog_6973c08a09c6a.webp)

"Bu Kemik Hangi Kemikti?" - Büyük Çöküş

Gecenin ilerleyen saatlerinde dram seviyesi doruğa ulaştı. Selin aniden ağlamaya başladı. Ama öyle böyle değil, hıçkıra hıçkıra...

"Ne oldu?" diye atıldım yanına.

"Öğrenemiyorum!" diye bağırdı. "Atlas’la Axis’i karıştırıyorum. Koskoca boynumu taşıyan kemikleri ayıramıyorum ben, nasıl doktor olacağım? Edirne’nin tozlu yollarında kaybolmuş bir ruhum ben artık!"

Mert yanına gidip sırtını sıvazladı: "Saçmalama Selin, acıktın sen. Kan şekerin düştü diye limbik sistemin sana oyun oynuyor."

İşte o an, tıp öğrencisinin en rasyonel ama en duygusal tepkisi geldi. Selin gözyaşlarını sildi, burnunu çekti ve Mert’e baktı: "Söylüyoruz mu o zaman?"

![[GÖRSEL_3]](uploads/blog/blog_6973c087af847.webp)

Kurtarıcı Rolünde Bir Kutu

O an odaya öyle bir sessizlik çöktü ki, sadece dışarıdaki rüzgarın sesi duyuluyordu. Mert telefonuna sarıldı. Biz o arada anatomi notlarını masanın bir kenarına ittik, kendimize bir 'yaşam alanı' açtık. Yaklaşık yarım saat sonra kapı çaldı. Kapıdaki kurye, Edirne'nin o keskin soğuğuna rağmen gülümseyerek kutuyu uzattığında, Selin’in yüzündeki ifadeyi görmeniz lazımdı. Az önce ağlayan o kız gitmiş, yerine hayata yeniden tutunmaya kararlı bir savaşçı gelmişti.

Kutu masaya geldiğinde, odadaki o ağır 'ezber' kokusu dağıldı. Sıcaklık odayı sardı. Selin kutuyu açtı, derin bir nefes çekti ve "İşte," dedi, "Tıbbın çaresiz kaldığı yerde sanat devreye girer."

[GÖRSEL_4]

Edirne’de Öğrenci Olmak Şerefine

O gece o masada anatomi konuşulmadı. Sadece Edirne’den, gelecek hayallerinden ve karnımızın doygunluğunun verdiği o muazzam huzurdan bahsettik. Selin o gece sınavı geçti mi derseniz? Evet, geçti. Hatta o gece masaya gelen o kutunun üzerindeki logoyu görünce "Himpasto bizi kurtardı, yoksa ben bu notları yiyecektim" diye espri bile yaptı.

Edirne’de öğrenci olmak zordur ama bu şehri çekilir kılan küçük mutluluklar vardır. Gece yarısı gelen sıcak bir kutu, dostlarla yapılan o samimi sohbet ve pes etmek üzereyken alınan o ilk ısırık...

Eğer siz de anatomi notları arasında kaybolduysanız veya sadece Edirne’nin bu güzel akşamlarında kendinizi ödüllendirmek isterseniz, biz buralardayız. Bir gün yolunuz düşerse veya o masada çaresiz kalırsanız, Edirne’de acıkınca Himpasto’ya bekleriz. Kim bilir, belki bir kutu pizza sizin de 'foramen magnum'unuza iyi gelir!

Sağlıcakla ve afiyetle kalın Edirne severler!

Canınız Pizza mı Çekti? 🍕

Bu lezzetli yazıyı okurken acıktıysanız, hemen sipariş verin!

Menüye Git ve Sipariş Ver